iklim's profileİmlâsı yoktur gitmenin.....PhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    Kıssadan his(se)ler

     

        

     
       

    Hoca vaazında,

    "Bismillah diyerek yürürseniz, suyun üzerinden batmadan geçebilirsiniz." der.

    Bu söze inanan bir köylü, artık köprü yerine nehirden geçmektedir.

    Bir gün hocayı evine davet eder.

     Kabul eden hocayla birlikte giderken, karşılarına nehir çıkar ve adam nehrin üzerinden yürüyerek geçer.

    Ama hoca suya girmeye cesaret edemez.

    Şaşkın köylü, "Hocam böyle dememiş miydiniz,gelsenize!" diye seslenir.

    Hoca şöyle cevap verir: "Onu söyleyen dil bende; ama ona inanan kalp sende...!"


    Ayrılık Makamı

     
     
     
     
     
     
     
     
    Gölgeler çoktan örtündü gecenin laciverdini
    Bir ben kaldım uyumadık bir de rüzgarların sesi
    Çetelem olmadı hiç hesabım kitabım yok
    Hep kanayan bir ıslık zorladı seherlerimi
    Ve nedense yabancı bir yaşamaktı benimkisi

    Güz oldu ilkyazlarım ki yine deli poyrazlı
    Efkarım başımdan büyüktü kendimle baş edemedim
    Ben ne yaptım da aklıma bile yetemedim
    Bağrımda ateşler yaktım ısınmadı yüreğim
    Ya bu dünyaya ayarsız geldim ya da ben bana fazla

    Oysa gözlerimi dökerken ellerime kimseler görmedi
    Bir sen olasın istedim sen de hiç gelmedin
    Masallara ne oldu sonra kahramanlarım kimdi
    O çırılçıplak çığlıkları feryadından deşerdim de
    Bir eyvahlı sitem kül etti külhan dil’imi

    Her karanlık koyu bir intiharın habercisiydi
    Uzak yurtlar için soluğum soluksuz yetsin istedim
    Hadi gidelim yürü gidelim dedim yalnızlığıma
    Adımlarımı benden geçirdim İstanbul’dan geçemedim
    Kan oldum kangren oldum bir senden gidemedim

    İşte böyle diyorum da bildiklerimi de unutuyorum
    Herkesin serüveni hayali kadarmış bilmiyordum
    Bir küçük öykünün akla zarar özetiyim yani
    Nedense hep bana kalıyor korkutulmuş sokaklar
    Ve yine beni çağırıyor esmer yolculuğum

    Kıyıları geçiyorum tan ağartılarında
    Denizyıldızları uzuyor önümsıra
    Ardımsıra senden kalan pişmanlık
    Yine ağzımda o eski şarkının nakaratı
    Ve yine o hiç eskimeyen hıçkırık

    Bir yarım sigara atıyorum denize
    Derin bir ayışığı yanıyor içimde
    Böyle şeyler de olur mu deme / oluyor işte
    Ağrılarıma dokunup ahıma düşüyorsun ya
    Diyorum ki ulan / diyorum ki adam sen de

    Adını ansam öfkemi yenemiyorum
    Düşüne yatsam seyrini bitiremiyorum
    Biliyorum bu ıslak mevsimler davettir sürgüne
    Gel de şimdi durup dururken / şimdi gel de
    Anonim bir küfürü ayrılık makamında besteleme


    Ahmet Can Akyol